Hayatımda şerefsizlik diz boyu. Bazen cevabını kaldıramayacağını bilsen de yine de gerçeği öğrenmek istersin ya, aynen o hesap işte; öğrendim ve bittim. Yıkık dökük; geçmişim, geleceğim, şimdim... Gelecekten zaten bir beklentim yok. Etrafımdaki ibneliklere ve şerefsizliklere üzülmeye de hiç lüzum yok fakat gönül söz dinlemiyor.Hayaller, umutlar bir anda yıkılabiliyor.
Bazen küçücük bir umut ışığı süzülüyor o karanlığın ardından; yüksek sesle zaferim 'Tamam işte artık mutluyum.' , ' Her şey çok güzel olacak, biliyorum, değiştim. '; ve sonra kaldıramayacağım gerçekler. Önümde hep engeller...
Yaşım çok fazla olmasa da yaşanmışlıklarım fazla...
Duygularım, sözcüklerim tükendi bir anda. Hiç beklemediğim bir anda, hiç beklemediğim bir yönden vurdu beni hayat ve kadın içgüdülerim. Sevmek basit bir kavram. Bunu uygulamak yorucu bir devrim. Çok sevdiğimden değil, zor sevdiğimden uzun sürdü sevgilerim. Ve hangisini sevsem hep şerefsiz çıktı sevgililerim. İki kişiyi çok sevdim. İkisi de yıkık dökük bir yaşanmışlık benim için. İki deprem geçirdi yüreğim. Enkazlar yerli yerinde fakat yerleşim yerleri kurtarılamıyor. Tek bir kişiye açık olan kalbimin odaları biraz da olsa aralanamıyor. Enkazlar büyük, yaşanmışlıklar büyük. (En azından benim için). Duygularım karışık. İstediğimi bildiğim tek şey UYUMAK. Ve hayat sanki bana inat 'ACILARINDAN GEBER' dercesine çığlıklar içinde haykırıyor. Sus. Sus yüreğim. Sus tüm benliğim. Konuşma sırası bize geldiğinde; zaten sarf edeceğimiz bir çok kelime, ve bir çok cümle olacak dilimde...
SUSMAK BAŞLI BAŞINA BİR DEVRİM; EN AZINDAN BENİM İÇİN.
Bazen küçücük bir umut ışığı süzülüyor o karanlığın ardından; yüksek sesle zaferim 'Tamam işte artık mutluyum.' , ' Her şey çok güzel olacak, biliyorum, değiştim. '; ve sonra kaldıramayacağım gerçekler. Önümde hep engeller...
Yaşım çok fazla olmasa da yaşanmışlıklarım fazla...
Duygularım, sözcüklerim tükendi bir anda. Hiç beklemediğim bir anda, hiç beklemediğim bir yönden vurdu beni hayat ve kadın içgüdülerim. Sevmek basit bir kavram. Bunu uygulamak yorucu bir devrim. Çok sevdiğimden değil, zor sevdiğimden uzun sürdü sevgilerim. Ve hangisini sevsem hep şerefsiz çıktı sevgililerim. İki kişiyi çok sevdim. İkisi de yıkık dökük bir yaşanmışlık benim için. İki deprem geçirdi yüreğim. Enkazlar yerli yerinde fakat yerleşim yerleri kurtarılamıyor. Tek bir kişiye açık olan kalbimin odaları biraz da olsa aralanamıyor. Enkazlar büyük, yaşanmışlıklar büyük. (En azından benim için). Duygularım karışık. İstediğimi bildiğim tek şey UYUMAK. Ve hayat sanki bana inat 'ACILARINDAN GEBER' dercesine çığlıklar içinde haykırıyor. Sus. Sus yüreğim. Sus tüm benliğim. Konuşma sırası bize geldiğinde; zaten sarf edeceğimiz bir çok kelime, ve bir çok cümle olacak dilimde...
SUSMAK BAŞLI BAŞINA BİR DEVRİM; EN AZINDAN BENİM İÇİN.
Selen
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yaptığınız yorum boşa gitmez. Her yorum bir beyin ve bir litre kan gençler.