B. ve C. evde tek başına değildi. O akşam anneannesinden tut halasına yedi sülale B.lerin evindeydi. B. mutfaktan abur cubur almaya gittiğinde C. ve E. konuşuyorlardı. "Bak E. bu çocuk sence nasıl?" "Bu çocuk bu fotoğraftaki hangi kızla çıkıyo?" "Sen tahmin etsene. Ona göre parçalıycam kızı." "Sarışın olanla çıkıyodur, çocuk da sarışın da çirkin, esmer kız o çocuğa bakmaz." B. mutfaktan gelene kadar C. potansiyel erkek arkadaşının sekiz yaşındaki küçük bir kız tarafından gömülmesinin verdiği acıyı yaşadı. Bu E. de herkesleri gömüyordu!B. mutfaktan aç bir insana üç ay yetebilecek kadar abur cubur getirdikten sonra -ki onlar üç aylık abur cuburu tek gecede bitirmeyi başarmıştılar, sonra C. neden kilo alıyor, diyorlardı- C. potansiyel erkek arkadaşının E. tarafından nasıl gömüldüğünü B.ye anlattı. B. konuyu değiştirdi. "Seninki neyse de, ben şu yeni çocuğun numarasını aldım, mesaj atsam mı atmasam mı?" "Atma bence, ilk mesajı o atsın, bana bak, potansiyel sevgilimin ilk mesajı atmasını aylardır bekliyorum." "İkimizin de bildiği gibi, potansiyel sevgilin asla sana ilk mesajı atmıycak, çocuk seni tanımıyo!" İşte o anda B. ve C. aslında C.nin potansiyel sevgilisinin hiç de potansiyel olmadığını anladılar.
Gece olup yedi sülalenin altısı kendi evlerine dağıldıktan sonra B. ve C. film izlemek için doğru bir zaman aralığında olduklarını düşündüler. (Onların bir şeyler düşünmesinin ne kadar sağlıklı bir durum olduğu tartışılırdı.) B. üç dakika sonra "Film çok yavaş ilerliyor." diye isyan etti, C. de ona filmin henüz başlamadığını hatırlattı ama C.nin atladığı bir nokta vardı "Sorun da orda zaten, filmin henüz başlamamış olmasında." B. tarihte ikinci defa çok haklıydı. [İlki için (Bkz: 1 Eylül'de B.nin ilk haklı çıkışı)]
Filmin ortasında her zamanki gibi tuvalete gitme ihtiyacı duyan B. "Çişim geldi laaan bensiz izleme hemen geliyorum." dedi, her daim arkadaşının selametini düşünen (!) C. de onu uyardı: "Yatağın kenarında ters çevirilmiş sandalye var, az önce götüme battı, yataktan kalkarken dikkat et ayağın çarpmasın." C.nin sandalyenin varlığını söyleyip tamı tamına üç santim uzağında duran sandalyeyi kaldırmaması da ayrı bir üşengeçlikti doğrusu. B. yataktan inip sandalyeyi kucağına alıp mutfağa götürmek için çabalarken B.nin annesi ansızın içeri daldı, B. sandalye kucağında havaya fırladı.
Film bittikten sonra B. yeni çocuğa mesaj atma kararı aldı. Bu kararı almasında C. ve potansiyel sevgilisinin beş aydır çıkamamış olmalarının da etkisi vardı, B. galiba onlar gibi olmak istemiyordu. B. mesaj atmak üzereyken C. onu durdurdu. "Dur, yapma, gece gece atarsan sapık gibi gözükürsün, zaten sapıkça bi mesaj atıyosun." B. hiç de oralı olmadı "Eee, zaten öyleyim, alınmadım farkındaysan." B.nin ne olduğunu bilmesini güzel bir şeydi tabi.
B. ve C. gece iki buçuk gibi mutfağa girip portakal ve mandalina yediler. (Aslında mandalina yemeyeceklerdi ama B. her gün yeteri miktarda mandalina almazsa saçmalıyordu, alınca da saçmalıyordu, B. hep saçmalıyordu, ama o an bunu düşünemediler.) Mandalina yerken C. nin aklına çılgın bir fikir geldi: "Suyun içine portakal atarsam tekila olur mu?" " Nerden çıktı ya olmaz heralde." " Niye olmuyo ya olmalı bence. Olsa nolur ki? Olsun azcık yeaa." Ardından B. elindeki pıçağı C.ye uzattı ve "Kendini pıçaklamanın tam zamanı bence." dedi, C. portakal yemeyi ve saçmalamayı bıraktı, B. deliydi sonuçta, ne yapsa yeriydi.
Fazla mandalina ve portakal B. ve C.de beyin uyuşukluğuna yol açmıştı. Bu beyin uyuşukluğunun etkisiyle camdan aşağı portakal suyu -ki C. hala onun tekila olduğunu düşünüyordu- tükürmeye başlamışlardı, her ne kadar aşağıdaki kovayı hedef aldıysalar da -kovanın neden orada olduğu ayrı bir merak konusu- sürekli ıskalayıp nazar boncuğu desenli geyikli tayt giyen köpeğe denk getirdiler. Bunun üzere nazar boncuğu desenli geyikli tayt giyen köpek dile geldi, anlaşılan nazar boncuğu desenli geyikli tayt giyen köpek aynı zamanda nazar boncuğu desenli geyikli tayt giyen ve konuşabilen bir köpekti. Nazar boncuğu desenli geyikli tayt giyen ve konuşan köpek B. ve C.ye küfretmeye başladı. B. bir çığlık patlattı " Nazar boncuğu desenli geyikli tayt giyen konuşan ve küfreden köpek! İnanmıyorum gerçek miymiş ?!" C. korkarak camı kapattı, nazar boncuğu desenli geyikli tayt giyen konuşabilen küfürbaz köpek de neyin nesiydi? Anlaşılan gençler geçen sefer katıldıkları burun dikenler kulübünü bırakıp köpek ırkları kulübüne başlamalılardı.
(Sabah kalktıklarında her şeyin portakal suyunun etkisiyle olduğunu düşünüp -ki C. o zaman bile tekila olduğunu düşünüyordu- burun dikme kulüplerine gittiler.)
Dipnot: Bu yazı kesinlikle potansiyel sevgilileri ve nazar boncuğu desenli geyikli tayt giyen konuşan küfürbaz köpekleri aşağılamak için yazılmamıştır.
Dipnot 2: Özür dileriz gece saçma sapan mesajlar gönderdiğimiz yeni çocuk, hep portakal suyundan.
-Tarihten ilham alınarak kurgulanmıştır.-
-Gerçekten Berkay'da benim sevgilim olma potansiyeli var mı B. ?-
-Bu sefer "Belki de vardır." diyemiyorum, saçmalama C.-
Normal Can: Ben hala da onun tekila olabileceğini düşünüyorum. O tekila olmalıydı.
Normal Beyza: Normalde bile normal değilsin Can.
Normal Can: Sıçtın azıma. (Üzgün surat)
Beyza& Can -Namı diğer B. ve C.- (Sanki söylemesek anlamamışlardı B.)
En dipnot: Cidden benim Berkay'la çıkma şansım yok mu ya, çocuk beş aydır sevgilisinden ayrılmadı evlenirler artık. Hıh.
:)
YanıtlaSilaslında sadece :) smileysi yapıp kaçmak vardı ama...
sonra sorarsın diyerekten şeettim. sorma tamam mı :)
Yok sormıycam korkma :D Ama smayli yapıp kaçsaydın sorardım :D
Sililki gibi bunu da okudum ! =P
YanıtlaSilBu eziyete dayandın mı, gerçekten mi, gözlerim yaşardı :') :D
Silallam ya taytlı köpeğe geldiğimde kahvemi klavyeye püskürttüm. şimdi ıslak mendille siliyorum.
YanıtlaSilşu tekilayı deneyim bi durun.
noldu şu mesaj olayı sonra.
sizin tatil iyimiş.
:)
o köpek bildiğimiz köpek mi.
:)
Klavyeye kahve mi püskürtülür, klavye bozulcak sonra, okuma bizi klavyene kahve püskürtceksen bundan sonra, o velinimetimiz bizim :D
SilNazlı bu arada hala hala hala da onun tekila olduğunu düşünüyo, ben artık uğraşmayı kestim :D Sen de delinin aklına uyup deniycek misin bi de ya :D
Sonra gittik özür diledik, herkes saçmalamayı kaldıramaz sonuçta :D
O bildiğimiz köpekmiş aslında, çok hayal kırıklığına uğradım sonradan :D
hadi nabıyonuuz nazlıyla annatsanaaaa.
YanıtlaSil:)
Nazlı bütün kısmetimi kapattıktan sonra bana teselli armağanı olarak iki buçuk litrelik kolayı tek dikişte içirmeye çalışıyo :D Baya bi içtim ama hepsini bitiremedim ve çok çişim geldi :D
Silheey sevindim. formdasınız.
YanıtlaSil:)
Yani sayılır şimdi de dövüşüyoruz ben bi yandan yazmaya çalışıyorum :D Çok pis tokat yedim :D
SilSen napıyosuuunnn :D
yorum yanıtlıyom.
YanıtlaSilbi de mavi en sıcak renktir izliyom.
iki kızın aşkı.
uygun size.
nette.
:)
Dur gidim biraz daha yorum bırakıyim işin zorlaşsın :D
SilBiz dövüşüyoruz diyoruz sen ne öneriyosun :D
Bi de yorum yanıtlarken film izleyebiliyo musuuun, ben de dövüşüyorum ortak yönümüz :Dİ:F:Gs
belgesel tarzında bir şey okuduğumu zannettim.Nasıl bir şey bu.Hele de şu Nazar boncuğu desenli geyikli tayt giyen konuşan ve küfreden köpek! (kopyaladım bunu,yazarsam ölürdüm herhalde,tekerleme gibi bir şey :D)
YanıtlaSilBiz kopyalamadan yazdık düşünebiliyo musun, kopyalamadan!
SilSıra sıra yazdık ama elimiz ağrımasın diye :D
Bu değişik bi şey, hayatımızı saçma hikayeleştiriyoruz :D
yazık size :D
SilAynen öyle :D Hep yazık oluyo bize :D Hey artık baya baya bana da acıyosun :D
Silahahahah beyza
SilNapalım böyleyim işte :D
Silniye ya bu berkay nasıl birşey ki onla çıkamıyormuşsun sen..
YanıtlaSilukala berkay, çok fazla yakışıklıysa hareket eden bi otomobilin önüne dogru it tipi kaysın azıcık.
birinci dipnotta kafam karıştı, ögelerine ayırmaya kalsam intihar ederim o nasıl sıfat nazar boncuklu falan..
gerisini aklımda tutamadım. :/
Berkay dediği çocuk yakışıklı falan değil ya, yakışıklı olmaması neyse de karakteri olsa bi şey demiycem, ben kendi kankam olan berkayı ayarlamaya çalışıyorum ona, hem adını falan da karıştırmaz iyi olur :D
SilO sıfatı ben oluşturabildiğime şaşıyorum zaten :D
Gerisini ben bile aklımda tutamadım :D