Tabi geldi geçti, babama "Bilgisayarımı getirmiyorsan kendini de getirme baba eve." ve "Ya baba işte İstanbul'a gelirken kullandığın yolun üstünde değil mi ya?" şeklinde gösterdiğim tepkiler, babamın "Coğrafya çalış lan azıcık, ne diye gönderiyoruz biz seni o okula ?!" gibi geri bildirimleri; benim onu coğrafyamın çok iyi ve köyün yolunun üstünde olduğuna inandırma çabalarım, hiçbirinin işe yaramaması sonucunda annemi işin içine kattım ve tabi ki babam bilgisayarımı getirmek zorunda kaldı.
Aslında bayramın üçüncü gününden önce yani bilgisayarımı köyde bırakma hatasını yaptığım günden önce yayın yazsaydım anlatacağım çok şey vardı. Fakat şimdi Nazlı ile beraber babamın kestanelerini sömürmemizi, Emirhan ve Yusuf yanımıza geldiğinde "Kestane kalmadı beyler, Nazlı hepsini sömürdü." dememi, Emirhan'ın evine Emirhan yokken gidip bilgisayarı istila etmemizi ve Emirhan'ın biz onların evindeyken gidip annemden babamın kestanelerini istemesi ve şu 'babamın kestaneleri' olayını gereksiz bir biçimde uzatmamızı zira bunun çok eğlenceli olmasını, o günkü "Tek başına olmaz" saçmalığından dolayı ebeveynlerimden Nazlı'ya sitem ile bahsetmem ve Mert'in "Sakin ol Beyza, ağır bir ergenlik atlatıyosun." deyip kahkaha atması sonucunda ortamda ona da meşhur ani çıkışlarımdan birini yapacağımı sanılması ama sadece "Olum bu gün ergenus mode:on oldum lan." dememi, sonra da "Dün böyle değildim ben." ile sesli bir şekilde ani çıkışımı yapmamı (yani ani çıkışlarımın en büyük özelliği beklenmedik olması ise benden yapmamı bekledikleri zaman yapamazdım.) Emirhan bize sevgilisinden bahsettikten sonra "Sizinkiler?" demesi sonucunda benim "Biz Nazlı ile çıkıyoruz " dememi, akabinde gelen kahkahamızı ve sarılışımızı ayrıca o anda neden bilmem Nazlı ile kucak kucağa olmamızı, zaten girdiğimiz her ortamda tuhaf bir şekilde eş cinsel olduğumuzun sanılmasını -aslında tuhaf değil böyle bir algıya kapılmaları için birçok neden veriyoruz insanlara, mesela denizde yaptığımız hareketler gibi ama onlardan şu an bahsetmek istemiyorum- ve bu durumdan en ufak bir rahatsızlık duymamamızı ya da Emirhan'a Dylan Sprouse'ın fotoğrafını gösterip "21 yaşına gelince buna benzeyeceksin." dediğimde bana "İnşallah ama sonra bana aşık olmayasın." dediğini Nazlı'ya anlattığımda tahminen üç dakika boyunca hiç konuşmayıp sadece gülmesini, ardından "Aslına bakarsan haklı çocuk." demesini, Yusufların saçma oyunlarını, Emirhan ile karşılıklı olarak birbirimize göt lakabını takmamızı ve karıştırmamak için göt çocuk-göt kız şeklinde söylememizi, Nazlı'yla neden annelerimize yalvardığımızı anlatamam çünkü bayat haber oldu.
Beyza Nur

ha ha haaaaaaa hah şöyleeeeeeee.
YanıtlaSil:))))))
Ama nası ya :DF:D
SilO soldaki justin bibermı =P ve yazıdaki imla ve noktalama kurallarını çok iyi yapıyorsun !
YanıtlaSilNerdesiniz BAAAA sabah beri yanıt bekliyor bu yorum )=))
SilHayır tabi ki Justin değil canım ya :)) Dylan Sprouse o, ikiz kardeşi ile beraber oyunculuk yapıyor çok küçüklüğünden beri. Eski fotoğrafı ama, şimdi çok daha farklı bir tarzı var. Bir de ben okuldan bu saatte geliyorum nerede üçte giriyim :D Sabah erken gönderirsen anca :D
SilŞimdi benim yazım ve noktalamam ile dalga mı geçtin yoksa ciddi misin :D
Bi saniye ben bi yanlışlık yapmışım. Şey sabah gönderirsen anca falan çok kaba olmuş yanlış anlama sakın küserim bak :) Şey "Ben gördüğüm an cevaplıyorum zaten okulda olduğum için geç cevapladım pardon canım yaa" olarak değiştiriyorum o kısmını :)) Silip tekrar yazardım da şu an aklıma geldi geç kaldım :)
SilBiliyorum okuldan geldiğini =) tahmin ediyorum yani.
SilSabah erken yapmış oluyorum zaten yorumu, 6 buçukta kalkıyorum ben =P iğrenççççç
Ben yedide kalksam yetişiyorum aslında ama seni anlamak için yarın altı buçukta kalkıcam :D Ve birazda saçımı düzleştirebilmek için tabi ama birazcık :D
SilAhahahah cidden bayat habermiş yaa iyi ki anlatmamışsın. :D
YanıtlaSilAma içimde kalırdı ki :D Hem ayrıca anlatmadım kısa kısa bahsettim, anlatsam çok daha uzun sürerdi yaa :D
SilBlogu afrika diline çevirdim çok karizmatik oldu hahahaha
YanıtlaSilHadi ya ben de arnavutçaya çeviriyorum :D Ama aramızda kalsın :DFG
Silve bence blogun temasını biraz daha orjinal birşeylere dönüştürmeniz gzl olur, yazı kısmının siyah olması gözü çok yoruyor. Genelde beyaz ideal oluyor bence
YanıtlaSilOkulumuz var insaf yani. Biz sana şifreyi verelim sen değiştir asdfg.
SilPekii o zaman ben tatil olunca bi Nazlı'lara gidiyim beraber yapalım. Ama siyahı seviyorum ben aslında.
Siyahı bende seviyorum, tema olarak sizi yansıtıyor ama daha da güzel olabilir =)
Silblogu tasarlıyabilirim esasen ^-^ önce taslak olarak yapar size gösteririm sonra sizlerinde düşüncelerini alırım beyin fırtınası yaparız ve daha sonra yan komşuyu ayin için kurban ederiz !
SilYan komşundan kurtuluyo muyuz? Ben varım o zaman :DFGF
SilGeçen gün küfür ettim diye kızdın, bu gün de tasarımı değiştirin falan. Blog babamız ol istersen ya :D Ama yani kesinlikle şikayetçi değilim :D
SilŞekersin Beyza Nur :)
YanıtlaSilVallahi de :D:DF Öyleyimdir :D
Silbu zor hayatta hedefine ulaşma çaban için gurur duyuyorum.
YanıtlaSil:)
ah biyoloji ah.
:)
adalet in the clozet.
:)
bıptıs bıptıs.
:)
Ahaha teşekkür ederim :D
SilYemin ederim şu biyolojiden çektiğimi başka hiçbir dersten çekmiyorum.
Fizik ve biyolojiyi anlıyorum ama konuşamıyorum.
İngilizceyi de öyle :D Adalet in the klozetin en dibinde hem de :))
Nasıl bıptıs bıptıs olabilir ki? Bence gayet kötü :D
hah haaaa, üçünü de anlıyon ama konuşamıyon ha.
Sil:)
Aynen öyle :D Her derste aktifimdir ama bu sene o derslerin "Anladın mı kızım?" "Evet hocam." "Ne anladın kızım?" "Anlatamadığımın anladım hocam." öğrencisi benim. Ya cidden anlıyorum ama :D
Silİngilizce yine iyi, 'Adalet in the klozet' tipi cümleleri derste pek kurmayınca hoca konuşamadığımı anlamıyo. :D
:)
YanıtlaSilyazarak iyi annat bariiii sınavlarda filan, ödevlerde.
Dimi benim yazılı anlatımım daha iyidir :P
Sil